Nicedir söylenmemiş cümlenin hakkında bir redifin üzerinde döne dururken. Her şey yerli yerinde, her şey her günkü gibiyken. Ama hayat bu işte, bırakmıyor. Eni-boyu gibi derinliği de var şimdi ekranların.
Gerçeğin kuşbakışı köpüren burgacında bulanık su bana dokunuyor, koyu çamur odama kadar sızıyor. Oruç mevsiminde iftar sofralarına kıvılcım sıçramış, ateş düştüğü yerden yakıyor.
Mûsikî bir ses ilmidir. Derûnî coşkuların güzel nağmeler vâsıtasıyla aksettirilmesidir. İlâhî zevklerin, mânevî coşkuların hâkim olduğu Kur’ân-ı Kerîm’in, Ezân’ın, mevlidin, ilâhî ve kasîdelerin güzel nağmelerle ve belli kâidelere dayanarak okunması gerekir. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz Kur’ân-ı Kerîm’in güzel sesle okunmasını emir buyurmuşlardır. Zîrâ Kur’ân-ı Kerîm gelişigüzel bir söz değildi. Sözlerin en güzeli, “Allah Kelâmı” idi. Allâh’ın bu yüce kelâmı düz bir şekilde okunmamalıydı. Güzel nağmelerle süslenmiş şiirlerden bile daha güzel okunmalıydı. Bu yüzden Rasûlullah (S.A.V) Kur’ân-ı Kerîm’in güzel nağmelerle okunmasını emir ve tavsiye etmişlerdir. Bu konudaki Hadîs-i Şerîfler’den bazıları şöyledir:
1990 yılı nisanının son pazarı, Atatürk Kültür Merkezi Konser Salonu her zamanki gibi lebâlebdi. İstanbul Devlet Klasik Türk Müziği Korosu'nun o haftaki konserinin ikinci bölümü başlarken Neyzen Niyazi Sayın ve Kanunî Erol Deran, birlikte sahneye çıktılar ve kendilerini avuçlarını patlatırcasına alkışlayan dinleyicileri selâmlayıp sahnenin önüne yerleştirilen sandalyelere oturdular. Alkış sesleri dinince Erol Deran sazını akort etti. Ve başladılar; önce Dede Salih Efendi'nin nefis Acemaşiran Peşrevi, ardından Dede Efendi'nin muhteşem Ferahfeza Âyini'ninden bazı bölümler. Bütün salon nefesini tutmuştu; özellikle yıllardır sahnelerden uzak kalan Niyazi Sayın'ı belli ki çok özlemişlerdi, neyinden çıkan hiçbir nağmeyi kaçırmak istemiyorlardı. İki sanatkâr son notaları da seslendirip susunca beş on saniye kadar süren derin bir sessizliğin ardından müthiş bir alkış koptu.
Ney, klâsik, dinî ve tasavvufî Türk mûsikîsinde çok önemli bir yeri olan sazımızdır. Sesi insanı çok etkileyen neyin bu karakteri yıllar boyunca sürmüş, sosyal hayatta, mûsikî dünyasında olduğu kadar edebiyatta sahasında şâirlerimiz tarafından kullanılmıştır. Bu istifâdeler zaman zaman, neyin çeşitli özellikleri doğrultusunda ve bunlardan faydalanılarak yapılan edebî sanatlarla da zenginleştirilmiştir.