Âsitâne, tarih boyunca medeniyet ve kültürün beşiği olma vazifesiyle şereflenmiş, kutlu şehir İstanbul’un eski adıdır. Eski sosyal yaşantımızdaki tekke ve tasavvuf kültüründe ise bu namzet, tekkelerin büyük merkezlerine verilmiş, bu merkezler sanatın dallarının ve diğer müspet ilimlerin öğretildiği ilim ve irfan yuvaları olarak asırlar boyunca köklü medeniyetimizde kilometre taşları olan âlimleri ve sanatkârları yetiştirmişlerdir. Sevgiye ve hizmete dayalı olan bu hayat görüşü toplumumuzun her karanlık döneminde ışığı insanlara göstermek noktasında her zaman önemli roller üstlenmiştir. Bu temeller üzerinde gelişen bir şehir olan İstanbul, bünyesinde çok farklı kültürleri, dinleri, hayat görüşleri ve zamanına göre yenilikleri barındırmış bunu kendi içinde eritmiş ve yüzyıllar boyunca bir arada yaşatmıştır.
Bu temel özellikler derneğimizin çalışmaları ve eğitim felsefesiyle birebir örtüşür. Son zamanlarda Türk sanatına olan ilgi ve bu ilginin yatay genişlemesi, insanlarda bu sanatların sadece şekli boyutlarının anlaşılması sonucu doğurmuştur. Bu süreç içinde yetişen sanat meraklıları meseleyi sadece uğraştan ileri getirememiştir.
Sanat nedir? İnsanın kişiliğini nasıl etkiler? Şüphesiz felsefeli bir sanat eğitimini kişiliğin gelişiminde olmazsa olmazlar içinde düşünmek gerekir. Toplumumuzdaki bu eksikliği tamamlamak için atılması gereken adımların bir zorunluluk haline geldiği bu dönemlerde derneğimiz, çalışmaları ile bu adımların ilk hareketleri olma çabası içindedir.
Geleneklere ve kültürel değerlere bağlılığının yanı sıra içinde yaşadığı çağında bilincinde olmak, yenilikleri ve farklı hayat görüşlerini kendi bünyesinde eriterek barındırmak temel görüşümüzdür.
|